Ana Sayfa Künye Sitene Ekle
Kullanıcı Adı : Şifre : Şifremi Unuttum Yeni Üyelik
Ana Sayfa Foto Galeri Video Galeri Tüm Yazarlar
15 Ağustos geliyor, 15 Ağustos 1461 Trabzonun gerçek fetih tarihidir.
15 Ağustos Trabzonun gerçek fetih tarihidir, 26 Ekim gibi ilgisiz bir tarihte fethin kutlanmasını kabul emiyoruz. Patrikhaneye verilen bu tavizin yarın geri dönülmez gelişmelere sebep olacağından endişe ediyoruz, Türkiye Türklerindir Türklük ise bir kan ve kemik değil bir ruhtur, bir millettir. Kendini Türk hisseden Türk tür
Kültür bakanlığımız, Trabzon belediyemiz, Sivil toplum kuruluşları Fethin 553. yılında Trabzonun fethini, Gerçek yıldönümünde 15 Ağustos 2014, Fetih Tarihinde kutlama cesaretini gösterebilecekmi diye bekliyoruz.
 
26 Ekim gibi ilgisiz bir tarihte Trabzonun fethinin, cılız bir şekilde kutlanmasını kabul etmiyoruz.
Kültür Bakanlığımızdan, milli Eğitim bakanlığımızdan, Trabzon Büyükşehir belediyemizden, Trabzon merkez Ortahisar belediyemizden bu konuda çalışmalar yapmasını, 15 Ağustosa yetişecek şekilde paneller, konferanslar hazırlamasını, Fetih ile ilgili kitap broşür hazırlatarak Trabzonda ve İstanbulda ücretsiz dağıtılmasını talep ediyoruz.
Bu konuda adademisyen değiliz lakin on yıldır yaptığımız araştırmaları, Konuya vakıf akademisyenlerimizin birikimlerini paylaşabiliriz.
 
Bizim endişemiz var, Türk toplumunun endişeleri var, Hükümetin bu endişeleri körükleyen değil, Telefi eden, açıklık kazandıran beyanlar yayınlamasını bekliyoruz.
Adım adım 2023 yılına yaklaşırken ülkede ne kadar ihanet çetesi varsa bir yerden gemiyi delmeye batırmaya çalıştığını görüyoruz.
Temennimiz odur ki, 2023 bazı tarihçilerin dediği gibi Sevr'in yüz yıl ertelemesi değildir.
2023 yılında Sevr hayata geçecek ise iktidarın bunu açık seçik deklere etmesini bekliyoruz.
Doğu Karadeniz üzerindeki Ermenistan ve Pontus hayallerinin boşa çıkarılması için ne yapıldığı halka açıklanmalıdır.
Gümüzde görüyoruz ki 2013 yılında TBMM kabul edilen, Ülkenin parçalanmasına imkan veren "İkiz yasalar, Serf Determinasyon"  Milletlerin kendi kaderini tayin hakkı'na atıfta bulunan iç ve dış mihraklar zafer naraları atarken, İktidarın, Politikacılar, Akademisyenlerin sus pus söylentileri seyretmelerini hayra alemet görmüyoruz, En azından bu vesileyle milletimize ülkemizin birlik ve beraberliği için mesaj vermek maalesef bize düşmüş oluyor.
15 Ağustos Sumela da "Meryem ana" adı altında ayin izni verdikleriniz, Bir din adamından çok Yunan propagandisti gibi uluslararası arenada Türkiye aleyhine mücadele eden Bartholomeos Trabzonun gerçek fetih tarihi olan 15 Ağustosta Sumela manastırında "Fethe lanet okuyup, Pontusun ihyası için İsa Mesihe dua edecekler" Biz Türkler, Fatih Sultan Mehmet Hanın yadigarı Trabzonun fethini ilgisiz bir tarihte 26 Ekimde cılız bir şeilde kutlayacağız.
Belgeleri ile bütün tarihçi araştımacıların Trabzonun fetih tarihini 15 Ağustos 1461 olarak kitaplarına alımış olsalar bile Kültür bakanlığımız, milli Eğitim bakanlığımız ve Başbakanlık, Trabzon belediyesi on yıllardır bu gerçeği görmezden geliyorlar.
Bütün dünyanın kabul ettiği fetih tarihi Türkler neden kabul etmiyorlar anlamak mümkün değil, İstanbul Fener Aya Yorgi kilisesi papazı Bartholomeos Sumelada ayin yapsın, Bırakın bizde aynı gün Trabzon kalesinde Trabzonun fethini kutlayalım, Aziz şehitlerimizi kuran ve dularla yad edelim, Öğrencilerimize ve halkımıza Trabzonun fethinin neden önemli olduğunu anlatalım.
Olmuyor, Yıllardır yaptığımız bu teklifler Önce yönetim tarafından, Sonra Üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları tarafından kabul görmüyor.
İşin tuhafı birçok araştırmacı tarihçimiz yazdıkları Trabzon tarihi kitaplarında fethi 15 Ağustos 1461 şeklinde yazmalarına rağmen "Gelin bu konuda bir konferans yapalım" dediğimizde, Hepsi bir ağızdan "Genel ve yerel yönetimlerin kararına itiarz edemeyiz" dediklerine şahit oldum.
Şimdi bu araştırmacı Profların adlarını buraya döksek sanıyorum hepsi inkar edecektir. Bizde diyoruz ki, Kitaplarınızda yazdığınız 15 Ağustos 1461 tarihini hangi konferansta savundunuz, Hangi bilimsel araştırmada yayınladınız deriz.
Bu körü körüne biatın arkasındaki nedeni ben bulamadım, Bilen varsa buraya yorum olarak yazabilir, bizlerde öğrenmiş oluruz.
15 Ağustos Sumela ayinleri dini intiyaçtan değil, Rumlar adına Siyasi bir kazançtır, Lozanda ve sonrasında verdiğimiz tavizlerin devamıdır, 12 Yıllık akp iktidarı sonucu Ege bir Yunan gölü olmuştur, Dün kardak kayalıkları için ordular savaş düzenine geçerken günümüzde 6 millik karasularımız içindeki adacıklar, Lozanda korunmuş olmalarına rağmen Yunistanın işgal etmesine seyirci kaldığımızı görüyoruz. 
Bu konuda yazdığımız bir habere buran ulaşabilirsiniz.
http://www.ofhayrat.com/news_detail.php?id=4993
Konu hakkında Tarihi ve kültürel açıklamalar:
 
Sümela Manastırı, Trabzon ili, Maçka ilçesi, Altındere köyü sınırları içerisinde yer alan Panagia (Meryem Ana) deresinin batı yamaçlarında Mela (Yunanca ‘siyah’) tepesi üzerinde deniz seviyesinden 1.150 m yükseklikte yer alan bir Rum Manastır ve Kilise Kompleksi olup, tam adı Panagia Sumela veya Theotokos Sumela‘dır.
 
Kilisenin M.S. 375-395 tarihleri arasında inşa edildiği sanılmaktadır. Anadolu’da sıkça rastlanılan Kapadokya Kiliseleri tarzında yapılmış, hatta Trabzon’da Maşatlık mevkiinde benzeri bir mağara kilisesi daha vardır. Kilisenin ilk kuruluşu ile manastır haline dönüşümü arasındaki bin yıllık dönem hakkında fazla bir şey bilinmemektedir.
 
Sümela Manastırı Gece Karadeniz Rumları arasında anlatılan bir efsaneye göre Atina’lı Barnabas ile Sophronios adlı iki keşiş aynı rüyayı görmüşler; rüyalarında, Hz.İsa’nın öğrencilerinden Aziz Luka’ın yaptığı üç Panagia ikonundan, Meryemin bebek İsa’yı kollarında tuttuğu ikonun bulunduğu yer olarak Sümela’nın yerini görmüşler. Bunun üzerine birbirlerinden habersiz olarak deniz yoluyla Trabzon’a gelmiş, orada karşılaşıp gördükleri rüyaları birbirlerine anlatmış ve ilk kilisenin temelini atmışlardır.
Meryem Ana adına kurulan manastırın “Sumela” adını “siyah” anlamına gelen “melas” sözcüğünden aldığı söylenmektedir. Bu ismin manastırın kurulduğu koyu renkli Karadağlar’dan geldiği düşünülmekte ise de, Sumela kelimesi buradaki Meryem tasvirinin siyah rengine bağlanabilmektedir. Ünlü tarihçi J.P.Fallmerayer’in de (1790-1861) yılında buraya geldiğinde dikkatini çektiği gibi renginin koyu, hatta teşhis edilemeyecek derecede siyah oluşu bu adın esasının teşkil etmiş olması mümkündür. Gürcü resim sanatında, XII. yüzyılda sanat aleminde siyah Madonna ismi altında tanınan bir takım Meryem ikonlarının yapıldığı ve yayıldığı bilinir.
 
Sümela Manastırı Buranın başlıca gelir kaynağı olan bir Meryem Ana resminin eksikliğine ve mucizeler yarattığına halkı inandırmak böylece onun değerini büyütmek için uydurulduğu kolayca sezilen rivayete göre, güya bu resim, İsa’nın havarilerinden Lukas tarafından yapılmış. Lukas’ın terekesinden Atina’ya geçmiş fakat Theodosius devrinde, 4. yüzyılda resim kendiliğinden buradan ayrılmak istemiş, bir gün melekler tarafından gökte uçurularak Trabzon dağlarındaki bu kovuğa getirilip bir taşın üzerine bırakılmıştır. Tam bu sıralarda Atina’dan Trabzon’a gelen Barnabas ve Sophronios adlarında iki keşiş de bu ücra dağın ıssız yamacında bu resmi bulmuşlar ve burada Anakaya Kilisesini inşa ettirmişlerdir.
 
Yine başka bir efsaneye göre, büyük bir kasırga sırasında Meryem’in yardımı ile canını kurtaran III.Alesios burasını yeni bir tesis halinde inşa ettirmiş, zengin vakıflar bağışlamış bir Khrysobullos yeni bir ferman ile de bu vakıflarını sağlam esaslara bağlamıştır.
 
Sumela MonasterySümela Manastırı’nın kuruluşu bilimsel verilere göre 13. yüzyıla kadar inmektedir. Kısacası Trabzon Sümela Manastırı, Trabzon Kommenoslar olarak bilinen ve 1204 tarihinde Trabzon’da kurulan Kommenos Prensliği’nden III.Alexios (1349-1390) zamanında manastırın önemi artmış ve fermanlarla gelir sağlanmıştır.
 
14. yüzyılda Türkmen akınlarına maruz kalan kentin savunmasında ileri karakol görevi üstlenen manastırın statüsünde Osmanlı fethinden sonra bir değişiklik olmamıştır. Yavuz Sultan Selim’in Trabzon’da ki şehzadeliği sırasında iki büyük şamdan buraya hediye ettiği, Fatih Sultan Mehmed, II. Bayezid, I. Selim, II. Selim, III. Murad, İbrahim, IV. Mehmed, II. Süleyman ve III. Ahmed’in de manastırla ilgili birer fermanları bulunmaktadır.
 
18 Nisan 1916’dan 24 Şubat 1918’e kadar süren Rus işgali sırasında Maçka civarındaki diğer manastırlar gibi bağımsız bir Pontus devleti kurmak isteyen Rum milislerin karargahı olmuş, nüfus mübadelesi ile bölgedeki Hıristiyanların Yunanistan’a gönderilmesinin ardından önemini yitirerek T.C. Kültür Bakanlığı tarafından yakın zamanda onarılana dek kaderine terkedilmiştir.
 
İLGİLİ HABER Ve ARAŞTIRMA LİNKLERİ:
 
haber: 25.06.2014
Etiketler :
kultur - bakanligimiz - trabzon - belediyemiz - sivil - toplum - kuruluslari - fethin - 553 - - yilinda - trabzonun - fethini - gercek - yildonumunde - 15 - agustos - 2014 - fetih - tarihi - gibi - bir - cuma - gunu - kutlama - cesaretini - gosterebilecekmi - diye - bekliyoruz - -
Paylaşım :
Mail Yazdır Yorum Yaz 0 YORUM YAPMAK İSTERMİSİNİZ
aaaaaaaaaaa
Oy Kullan Sonuçlar
Foto Galeri [ Tümü ]
Video Galeri [ Tümü ]
Kim Kimdir
ISTANBUL
 
Destek: Abdullah Gözaydın
Ana Sayfa Hakkımızda İletişim Site Haritası
 
Tüm hakları saklıdır 2012 ®