Ana Sayfa Künye Sitene Ekle
Kullanıcı Adı : Şifre : Şifremi Unuttum Yeni Üyelik
Ana Sayfa Foto Galeri Video Galeri Tüm Yazarlar
BİR YOL HİKÂYESİ
Hani en son sözü en başa alıp başlamak gerekirse "Trabzon’a tren yolu" muhabbeti o kadar inandırıcılığını kaybetti ki, ne zaman gündeme gelse bu konu ilk akla erken seçim geliyor.

Tabi biz olayı bu kadar basite indirgemeden işlemeliyiz ancak bu uzun "bir yol hikayesi"..
Trabzon’un demiryoluna bağlanması için Sultan Abdülhamit döneminde (7 Temmuz 1880 çalışmalar başlatılmış, Trabzon’dan Erzurum’a kadar olan şose yolun düzeltilerek Doğu Beyazıt’a kadar uzatılması, bu yol üzerinde kara ve demiryolu geçirilmesi tasarlanmıştır.

Ulu Önder Atatürk’ün 15 Eylül 1924 tarihinde Trabzon’u ziyaretinde ifade etmiş olduğu; ”Bu feyyaz, ahalisi zeki, müteşebbisi çalışkan olan Trabzon’umuzu az zamanda dâhili şimendiferle rapt olunmuş, güzel rıhtım ve limanla teçhiz edilmiş görmek nuhbe-i malimdir” diyerek Trabzon için demiryolunun ne kadar çok önemli olduğunu beyan etmiş, 1937’de yapımı talimatını vermiştir.
Dönem ülkenin dört bir yanının demir ağla örüldüğü dönemdir ve Ulu Önder'in ömrü yetse en kısa zamanda gerçekleştireceği bir projeydi.
Açık konuşmak gerekirse yapılmasına en çok o dönemde yaklaşıldığını düşünüyorum.
Uzun bir süre gündemden düşen hikâye 1983'te tekrar gündeme geldi.
Demiryolları, Limanlar, Hava meydanları İnşaatı (DLH) Genel Müdürlüğü, Erzincan'ın Trabzon'a, Gümüşhane ve Tirebolu üzerinden konvansiyonel demiryolu ile bağlanması için 1983'te İstanbul Teknik Üniversitesine proje çalışması yaptırdı. Hurşit Çayı'nı takip eden bir demiryolu öngören bu proje ile hızlı tren işletmeciliği yapılamayacağını öngören TCDD Genel Müdürlüğü, Erzincan'ı Trabzon'a konvansiyonel demiryolu yerine, geliş-gidiş hızlı tren hattıyla bağlamayı öngördü. Bunun üzerine Karadeniz Teknik Üniversitesi ile “Trabzon-Erzincan Hızlı Tren Projesine ilişkin güzergâh çalışması yapan TCDD Genel Müdürlüğü, proje için Erzincan-Bayburt-Çaykara-Of-Trabzon rotasının daha uygun olduğu görüşüne vardı.
Ancak o dönemde de sıkça ısınan seçim meydanlarında siyasete malzeme olmaktan öteye gidemedi bu çalışmalar.
5 Ekim 2010 tarihinde Trabzon’u ziyaret eden dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül “Trabzon’a demiryolu Türkiye’nin ihtiyacıdır.” söylemi konunun öneminin çok açık bir göstergesidir.
2015 yılında dönemin Başbakanı
Ahmet Davutoğlu’nun Trabzon mitinginde yapılacak demiryolunun güzergâhını bile açıkladı.
Ak Parti Trabzon 1. Sıra Milletvekili Adayı Süleyman Soylu da yaptığı açıklamada demiryolunun güzergâhının belirlendiği belirterek ” Hızlı tren şuanda Sivas’a ulaşmış durumda. Trabzon’a gelecek olan demiryolu buradan başlayacak. Demiryolu güzergâhı Sivas’tan Erzincan’a, Erzincan üzerinden Kelkit’e ve buradan Trabzon’a olacak. Trabzon’dan da Giresun, Ordu ve Samsun’a ulaşacak. ” ifadelerini kullandı.
Zaman geçti ve beklenen müjde, bir kez daha AK Parti Trabzon İl Başkanı Haydar Revi'den geldi.
Revi sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda Trabzon-Erzincan demiryolu haritasına yer vererek, ‘’Ulaştırma Bakanlığı Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü Erzincan-Trabzon Demiryolu Etüd ve uygulama projesinin ihalesinin 14 Mayıs 2018 tarihinde yapılacağını bildirdi.
Ve..2019 Yılında hepimizin malumu Trabzon’da billboardlar Tren, Ray ve müjde resimleriyle süslendi.
İhale bile yapılacaktı.
Ama maalesef 2005 yılında başlayıp 2010 yılında biten Yaprak Dökümü dizisinde final sahnesinde, dizinin başrol oyuncusunun Trabzon’a 3 bilet diyerek Gardan bilet almasından öteye bir gerçeklik yok ortada.
Hatta dizi yapımcıları talebin D.D.Y.İ Müdürlüğünden geldiğini, tren yolunun yapılacağını ve halkın bilinçlenmesi adına Romanda olmayan eklemeyi final sahnesine yaptıklarını söylediler.
Oysa Tren, Yol, Güzergâh konusunda her Trabzonlu uzmanlaşmıştı..!
Hatta
Giresun, Trabzon, Rize, Gümüşhane ile Ordu esnaf ve sanatkârları odaları birlikleri, Samsun ile Sarp arasında demir yolunun bölgeye kazandırılmasını istedi.
Beş ilin birlik başkanlarınca yapılan ortak yazılı açıklamada, Karadeniz'in kurtuluşunun tren yolu hatlarına bağlı olduğu belirtildi.
Okadar hâkimdik ki bölge halkı olarak yeni yeni güzergâhlar çizdik, lobi faaliyetleri yürüttük. Küstük, kavga ettik, siyaseti tren yolu üzerinden dizayn ettik, terbiye ettik..
Ne getireceğini, ne katkısı olacağını, ne taşıyacağını pek konuşmadık ama.
Güzergâh tartışmalarını da bilimsel yapmadık.
Yolu Trabzon’a kadar uzatmak isteyen T. C. Devlet Demir Yolları, projenin ilk ayağı olan güzergâh belirleme ihalesini 2009’da yaptı. Erzincan-Trabzon demiryolunun güzergâh belirleme ihalesini alan Yüksel Domaniç şirketi, o tarihten bu yana araştırıyor bu işi.
Güzergâh üzerindeki illerde bu amaçla birçok platform kuruldu.
Her vilayet güzergâhın kendine göre belirlenmesini isteyince işler karıştı. Dört vilayet birbirine düştü.
Rizeliler ve Bayburtlular; yolun Bayburt ve Çaykara üzerinden Of’a, oradan Trabzon’a gitmesini istiyor, Gümüşhaneliler ve Giresunlular ise “Bu yol daha ekonomik. Erzincan ve Gümüşhane üzerinden Tirebolu’ya insin, oradan Trabzon’a geçsin” diyor.
İşler her geçen gün sarpa sarıyor.
Erzincan-Trabzon Hızlı Tren Projesi kapsamında, Bayburt-Çaykara arasındaki Doğu Karadeniz Dağları'nın 35 kilometre uzunluğunda bir tünelle geçilmesi amaçlanıyor.
Maçka üzerinden gelirse de durum farksız olacak.
Bu güzergâhta halı hazırda sağlıklı ve bitti diyebileceğimiz bir kara yolumuz yok.
Tepkiler artınca iş hızlı tren vaadine kayıyor, beklediğinize değecek deniyor.
Ortada ne arge, ne de maliyet hesabı var.
Samsun Sarp hattı neden düşünülmüyor, atıl vaziyette karayolunun birçok yerde kullanılabileceği neden göz ardı ediliyor, Erzincan hattı birkaç maden firmasının ısrarı ve lobi çalışmasıyla mı gündemde kalıyor, ısrarla isteniyor..
Bu soruların da hâlihazırda cevabı yok.
Ancak
Globalleşen dünya ticareti Avrupa’yı Asya’ya yakınlaştırmış, doğunun zenginlikleri batıya akmaya başlamıştır. Doğu-Batı yük hareketlerinde ve özellikle İran transit ticareti için Trabzon demir yolu kritik bir noktada olup Avrupa, Orta Asya, Rusya ticaretinde önemli bir noktada bulunmaktadır.
Burada mevcut Limanında bu anlamda önemini ve Tren yolu noktasında değerini not etmek gerekir.
Basra körfezinde bulunan Bender-i Abbas ve Bender-i Humeyni yoluyla Avrupa yükleri İran’a 35-40 günde ulaşırken, Trabzon yoluyla 15 günde ulaşabilir.
Türkiye; Hindistan, İran ve Rusya’nın oluşturduğu NORSTRAC (Kuzey-Güney) nakliye koridorunda yer alır ise, Trabzon transit ticarette önemli bir yer bulacaktır. Ayrıca, AB destekli bir alternatif koridor olan Avrupa, Kafkaslar ve Asya nakliye koridoru TRECECA koridorunda yer alması dolayısıyla Trabzon NORSTRAC ve TRACECA ‘nın kesişim merkezinde bulunmakta, Avrupa’yı Asya’ya bağlayan önemli bir ticaret kapısı konumundadır. Trabzon’un bu önemi dikkate alındığında, yapılacak demiryolu yatırım maliyeti mevzubahis bile edilmemeli.
İpek yolunun tekrar işlerlik kazanması adına Çin merkezli hareketlenmenin de kaçırılmaması için artık siyaset malzemesi, seçim vaadi olmaktan öteye geçmesi gereken bir konudur, yatırımdır tren yolu.
Sosyolojik, psikolojik olarak da etkileri olacaktır.
Kullanılan koridor boyunca yatırımları tetikleyeceği, sanayileşmeyi teşvik edeceği gerçeği göz önünde bulundurularak, bilim ve sanayi kuruluşlarının ortak kararıyla güzergâh yeniden tartışılmalıdır.
Sanayi imkânları, nüfus potansiyeli, yol imkânları noktasında bizim tavsiyemiz Samsun Sarp hattı yönündedir.
Kara tren gecikir ancak belki hiç gelmez değil bir gün mutlaka gelir türküsü söyleyerek bekliyoruz..
Davut Çakıroğlu

Etiketler :
​Davut Çakıroğlu trabzon raylı sistem tren yolu -
Paylaşım :
Mail Yazdır Yorum Yaz 0 YORUM YAPMAK İSTERMİSİNİZ
06-09-2020 20:40
aaaaaaaaaaa
Oy Kullan Sonuçlar
Foto Galeri [ Tümü ]
Video Galeri [ Tümü ]
Kim Kimdir
ISTANBUL
 
Destek: Abdullah Gözaydın
Ana Sayfa Hakkımızda İletişim Site Haritası
 
Tüm hakları saklıdır 2012 ®