Ana Sayfa Künye Sitene Ekle
Kullanıcı Adı : Şifre : Şifremi Unuttum Yeni Üyelik
Ana Sayfa Foto Galeri Video Galeri Tüm Yazarlar
Sürmene Manahoz deresinde mahsur kaldı
HES'lerin doğaya verdiği tahribatın bir örneğini son yağmurlarda gördük, Derelere Vahşi hafriyat dökülmesi, kesilen ağaçların heyelana sebep olması nedeniyle milyonlarca m2 mümbit toprak dereler yolu ile denize dökülüyor, Derelerde canlı hayat bitmek üzere

İş makinesi dozer Sürmene Manahoz deresinde mahsur kaldı

Görgü tanıklarının beyanına ve gördüğümüz fotoğraflara göre Manahoz deresinde yoğunlaşan çamurları temizlemek amacıyla dereye giren Buldozer dere yatağında HES çalışmaları nedeniyle dere yatağına atılan toprakların sürüklenerek düzeye indiğinde derin çamur tabakası oluşturuyor. Bu çamur tabakasını temizlemek için çalışan iş makinesi biriken çamurun derinliğini hesaplayamayınca çamura saplandı

İş makinesi operatörü Bunun üzerine etraftan yardım istedi. Olay yerine gelen bir kepçe yardımıyla çamura saplanan iş makinesi çıkarılmaya çalışılsa da başarılı olunamadı
İş makinesi içinde mahsur kalan operatör kurtarıldı, Trabzon Büyükşehir belediyesinden kurtarıcı iş makinesi istendi.



01.07.2014

Etiketler :
surmene - manahoz - deresinde - mahsur - kaldi - hesler - derelerdeki - hayati - yok - ediyor -
Paylaşım :
Mail Yazdır Yorum Yaz 1 YORUM YAPMAK İSTERMİSİNİZ
Yorumlar
ABDULLAH GÖZAYDIN tarafıdan 24-07-2014 28:17:03 Tarihinde yazıldı
Hesler Manahoz deresini çamura Boğuyor.
Bu dere yaşamında yer alan yöre insanları belki de yüzlerce yıl iç içe yaşamışlar; dereyi kullanırken, dereden yararlanırken ona hiç zarar vermemişler. Yani hem yararlanmışlar hem de koru-muşlardır. Sanayinin gelişmesi evsel atıkların kimyevi özellik kazanması, tarımsal alanlarda kullanılan gübrelerin yağmur yoluyla Manahoz deresine karışması ve buna bağlı olarak Sürmene Köprübaşı yol inşaatı Manahoz deresinin de sonunu getirdi. Çocukluğumuzda Manahoz deresi - yani bizim dere- tüm yaşamımızın ayrılmaz bir parçası idi. Bizim kullandığımız alan üç köyle sınırlıydı. Çiftesu(Fıldoz), Yokuşbaşı(Çigoli), Karacakaya(Macuka) bu köylerden gelen arkadaşlarla birlikte derede oynayarak günümüzü geçirirdik. Önce dereye yüzmek için girilir, ancak yaz aylarında dere sulan çekildiği için derenin önü duvarla kesilerek yüzmek için gölcükler oluşturulurdu. Dere kenannda oynanan oyunlar çok değişikti. Lot taşı denilen bir oyun oynanırdı: Yüksekçe bir taşın üstüne konan yuvarlak bir taş, belli uzaklıktan atılan daha büyük bir taşla düşürülmeye çalışılırdı. Cingalit denen kırmızı sert bir taştan mile topu yapılırdı önce, taslak halinde hazırlanır sonra boş mavzer fişeği ile kazınarak yuvarlak hale getirilirdi. Değişik balık avlama yöntemleri vardı, olta ve serpme daha ziyade büyüklerin tercih ettiği bir yöntemdi. Gece lüx lambası ile ışığa yaklaşan balıklar hemen elle yakalanırdı. Dere yatağında iki koldan akan su bir tarafın önüne set yapılarak kesilir, diğer kola aktarılır, suyu azalan bölümde balıklar elle yakalanır. Diğer bir yöntemde de taze fındık dallarının çubukları yan yana dizilir, yaklaşık üçgen şekline getirilir. Dere iki taraftan duvarla yine üçgen haline getirilir. Yan yana dizilmiş çubuklar birbirlerine bağlanarak iki taraftan örülen duvarın ucuna bağlanır. Böylece derenin akışı üçgen çubuk sepete yönlendirilir, daha sonra sepette biriken balıklar alınır. Bazen balıklar gece çalınmasın diye dere kenarında taştan kulübe yapılarak sabaha kadar beklenilir. Manahoz deresinde bir de çamaşır günleri yapılırdı yakın köylerden kadınlar yıkanacak çamaşırları sırtlarında yüklenerek dereye inerler; büyük bakır bir kazan iki taşın üzerine konur, altına ateş yakılır; çamaşırlar yıkanır, kaynatılır ve kurutulur. Tekrar eve taşınır. Ailenin o günkü yaşamı derede geçer. Yenilir, içilir, dereye girilir, çocuklar muhtelif oyunlar oynar. Manahoz deresi bir de seller ile anılır. 1929 yılında büyük selden sonra özellikle Beşköy ve Köprübaşı'ndan birçok aile başka bölgelere yerleştirilmiştir. 1963 yılında yine dere taşarak yatağına yakın köylerde büyük tahribatlara yol açtı. O yıllarda bu tip olaylar destan haline getirilip sokaklarda yüksek sesle okunarak para karşılığı satılırdı. İşte bir Manahoz Destanı: MANAHOZ DESTANI Başın Madur, Omuzların Kurtlusu'lan Sultanmurat dağıdır Cerrah köyü Limya'ya açılmıştır kolların, Çok huysuzsun dolambaç gider yolların Nedir senin bu yaptığın Manahoz. Bahar mayıs aylarında bulanırsın coşarsın, Dalga vurmaz kenarlara taşarsın, Bu demle hala yaşarsın Ne tükenmez sende ömür var Manahoz. Göneşara başından köprüleri kaldırdın, Gilima ve Macuka'ya aç kurt gibi saldırdın, Fıldoz Ortaköy'e haym haym baktın Cikoli'yi hemen hemen yerinden aldın Han kahvesinin önünde bir buçuk saat yattın Mirgandoz'un dibinde çok derinlere daldın Güzelleri vardı onlara mı aldandın? Kör Cafer'in elinden fındıklığını aldın Gene mi aldı seni tatarhane marazı Tanımadın mı kör Cafer'i, o köylerin ağası. Hep yaktın çarşıları Reis Bey'e sormadan İtfaiyeler çalışır gece gündüz durmadan Ey Manahoz deresi gidiyorum evime Diktiğim kıyafetleri sen giy benim yerime Bugün Manahoz deresi maalesef küresel ısınma ve çevresel dejenerasyondan nasibini yüklüce almıştır. Bilinçsizce yapılar dere ıslah çalışmalarına bölgeden yaşanan göçlerde eklenince insan dere ilişkisi tamamen kopmuştur
aaaaaaaaaaa
Oy Kullan Sonuçlar
Foto Galeri [ Tümü ]
Video Galeri [ Tümü ]
Kim Kimdir
ISTANBUL
 
Destek: Abdullah Gözaydın
Ana Sayfa Hakkımızda İletişim Site Haritası
 
Tüm hakları saklıdır 2012 ®