Ana Sayfa Künye Sitene Ekle
Kullanıcı Adı : Şifre : Şifremi Unuttum Yeni Üyelik
Ana Sayfa Foto Galeri Video Galeri Tüm Yazarlar
Trabzon Gençliği Ecdadını örnek almalı
Osmanlı imparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyetinin önde gelen önemli bir şehri Trabzon'dur, Ve yetiştirdiği şahsiyetler Milli manevi önderlerimiz olmuşlar,

Milletimizin Dünyada söz sahibi olmasına gönülden hizmet etmişler. Günümüzde siyasetin, bürokrasinin, spor, kültür, sanatın vazgeçilmez başarılı temsilcileri torpilsiz bu görevleri üstlenenler çoğunlukla Trabzonludur.

TDF ve Gençlik kolları

İstanbul merkezli faaliyetlerde bulunan Trabzon Dernekleri Federasyonu Gençlik kolu bizlerin gazeteciler gününü kutlama nezaketini gösterdiler, Teşekkür eder çalışmalarında başarılar dileriz.

Bu vesile ile aşağıdaki oldukça dolaylı sitemkâr haberimizi yapmak zorunda kaldık. Gençlerimize öncelikle söylemek istediğim bir konu var; Sizler Trabzon’u Trabzonluyu temsil ediyorsunuz, bilhassa siyasi partilerin, dini inançların, nesep ayrılıklarının,  kültürel farklılıkların birinin tarafı olduğunuz imajı vermeyin. Geçmişte bunu denemiş büyüklerinizin durumu size örnek olsun. Yaşanmış hataları sizde denemeyin, Başarılar dileriz.


2007-2016 arası bütün faaliyetlerini takip edip haberleştirdiğimiz, Birçok teknik konuda “Bila ücret” hizmet verdiğim Trabzon Dernekleri Federasyonu ile yolumu üç yıl evvel ayırmış idim. Gerekçemiz Kuruluşundan beri aynı kişilerden oluşan mevcut yönetimin Trabzon için, Trabzonlu için diş kovuğunu dolduracak faaliyetler yapmaması, Trabzonlunun Sivil sesi olmaktan uzak, Trabzon’un tarihi, Kültürü, Sanatı, Siyasi ve Yönetim takibini Trabzonlular adına yapılmaması idi.

Kısacası STK, Sivil Toplum kuruluşu olmaktan çok, kişisel faydacılık adına faaliyet yapılması Bir Trabzonlu olarak bizi temsilden uzak olmaları nedeniyledir.
Trabzon’dan ve Trabzonludan uzak bi-haber sürdürülen faaliyete daha fazla katlanmamız mümkün değildi.

Her ne kadar yetkisiz / etkisiz olmuş olsalar da Çoğunluğu yüksekokul eğitimli Trabzon gençliğinden oluşan bir gençlik kolumuz var, Geçmişte zaman zaman oldukça başarılı olmuş A takımını gölgede bırakmışlardı.

O başarılı kadrolardan çok azı 1. Yönetime geçerken birçoğu STK hayatını bizim gibi terk etmişlerdi.

Dün akşam TDF Gençlik Kolları başkanı Oğuzhan Usta ve genç arkadaşları, İstanbul'da Trabzon’un sesi olan gazetecilerin  "21 Ekim Gazeteciler Bayramı’nı” kutlamak amacıyla dernek binasına davet ettikleri Zeki Gökçe, Bülent Şirin, Sadullah Dervişoğlu, Ömer Karakaş, Abdullah Gözaydın, Recep Kahveci için pasta keserek Gazeteciler Günü kutladılar. Teşekkür ederiz.

TDF 1. Yönetimiyle oluşan mevcut soğuk ilişkilerimizi unutarak davete katıldık, Samimi ve heyecanlı gençlerimizin iki saat süren faaliyet programlama istişarelerini dinledik. Son yarım saat bizlerin düşüncelerini almak için salonda yeni bir düzenleme yapıldı, Gazeteci arkadaşlarımız gençlere tecrübelerinden oluşan faaliyet maceralarından kısa hatıralar anlatarak TDF gençliğinden beklenilenleri beyan ettiler, Bu arada TDF Gençliği bizden pek bir şey talep etmedi, üzüldüm.

Evet, 2,5 saat süren gençlerin faaliyet tartışmasını dinlerken her konuşmacı fikir beyan ederken hayal kırıklığı yaşadım, Bütün söz konusu faaliyetler eğlence, piknik, kemençe-horon ekseninde dolaştı. Hâlbuki bulundukları konum bir STK genel merkezi ve kendileri bu sivil toplum kuruluşunun gençlik üyeleri.

Sanıyorum TDF Gençlik yönetimi bizleri sadece Pasta-çay ikram etmek için davet etmişler, 1. Yönetim gibi onlarında Trabzon sevdası Horon-kemençe ve Trabzonspor’dan ibaret.

Bir STK mensubiyetinden uzaklar, Gençler kaç yüksek okul bitirmiş olursa olsun Sosyalleşmek, Trabzon’a hizmet etmek eğlence ve yeme içme den ibaret değildir. Sizler orada Trabzon’a hizmet konumunda bir kurumun temsilcilerisiniz.

Sorumlu bir Trabzonlu olarak tek düşünceniz Trabzon’a nasıl hizmet ederim olmalı, 1. yönetim gibi Trabzon’a hizmet etmeden kişisel ikbal için Trabzonludan menfaat bekleyemezsiniz.

TDF olarak günümüze kadar ciddi anlamda yapılmayanlar nelerdir?

Trabzon'dan 1100 km. uzakta gurbeti bu mega kentte yaşayan hemşerilerimize ulaşmak, Onların sorunlarının sözcüsü olmak, Trabzon’u bilmeden yaşayan yeni neslin Trabzon’u ve kültürünü, sanatını, manevi değerlerini öğrenmelerine aracı olmak zorundasınız.

Biz haberciler bu konuda elimizden geleni yapıyoruz zaten, Bir STK olarak konuyu sizler dert edinecek, bizler de bu faaliyetleri, araştırmaları Dünyaya duyurma görevimizi yapacağız.

 

Öncelikle yapılması gereken 1. hedef Trabzonlulara ulaşmak zorundasınız, Seçmen kütüklerini mutlaka temin edin, Tespit ettiğiniz bütün Trabzonlulara çeşitli vesilelerle kendinizi ve faaliyetlerinizi tanıtan, katılım talep eden mektup yollayın. Bıkmadan usanmadan bunu yapın. Yaşadığınız ilçedeki Trabzon STK'ları ile yakın mesafede durun (TDF 2007den beri bunu bile yapmadı)

Bireysel olarak Trabzon kültürü hakkında araştırmalar, Trabzonlu örnek şahsiyetler, kendi alanında başarılı ilim insanı, sanatkâr, sanatçı, politikacı, memur,  sporcu, iş adamı, vs. gibi kişilere ulaşın, onların hayat hikâyesini kaydedin, Bu bilgi havuzunu internet sitenizde, TDF dergilerinde kullanın, Bizlere verin yaygınlaştıralım.

Rum Pontus devletinin yıkılıp Osmanlıya katılmasından beri Trabzon ve Trabzonlu kilit noktalarda görev almış, Müstesna şahsiyetler yetiştirmiştir. Birçoğu unutulan bu kahramanlarımızın hikâyelerini bulup çıkarmak yeni nesil Trabzonlunun öz güvenini arttıracaktır.

Trabzon Trabzonspor'dan ibaret değildir, Elbette ki Trabzonspor İstanbul despotluğunu yıkan bir takımdır ve Trabzonlunun asil duruşunun simgesidir, Bütün ayak oyunlarına rağmen, Fakat Trabzon'u temsilde öne çıkaracağımız objeler sadece bu olmamalı.

Genç Cumhuriyetimizin kuruluşunda Savaşta ve TBMM'inde Trabzonlu asaleti ile görev yapmış Merhum şehidimiz Ali Şükrü bey'i kim tanıyor, Naaşı yok edilmek istense de arkadaşları tarafından Kastamonu üzerinden kaçırılarak Trabzon Boztepe’de defnedilen efsane büyüğümüzün kabrini kaçımız biliyoruz, Mücadelesinden kaçımızın haberi var?

Küçük bir dernek hariç şehadet gününü yâd eden hiçbir STK ve resmi kurum yok Neden?

 

Günümüzde bazı mihraklar tarafından Pontus’laştırma faaliyetleri yoğunlaştı, Maddi durumu düşük olan aile bireylerini menfaat karşılığında yanlarına çekiyor, Rum-Pontus oldukları söylemleri toplumla paylaşmaları isteniyor, Resmi olarak din hanelerini değiştiriyorlar, Bu hain çalışmanın amacı bölgede Pontus devleti kurma hayalleri var. Devletin ne yaptığını göremiyoruz, STK’larımız bu konuda halkı uyarıcı konferanslar, bildiriler yayınlamak zorundadır, Bu iş tamda bir STK görevidir.

 

Trabzon Karadeniz kültürü gerektiği gibi sahip çıkamadığımız için "Rum-Yunan kültürü" gibi tanıtılıyor, Ne özelliğimiz varsa Komşumuz sahip çıkıyor ve biz seyrediyoruz, Ortaya çıkan sonuç; Bak bizde Rum imişiz, gibi bir algı oluyor, Bunun doğrusunu söylemek öncelikle STK görevidir, Devletin kurumları her zaman STK'ların etkin faaliyetleri doğrultusunda görev bilincine sahip olurlar.

Trabzon son yüzyıl bazı güçlar tarafından dışlanmıştır, Trabzonlunun Trabzonda yaşamasının imkanı kalmamıştır, Devlet gerekli alt yatırımları yapmamaktadır, Trabzonda yatırım yapmak isteyen müteşebbislere "Doğuda olduğu gibi" destek , teşvik vermemektedir, Tarımda çay ve fındık dışında ekonomik imkanlar yoktur, İkiside reel pazarlama imkanlarından mahrumdur, yıllar önce 25 TL olan fındık hala 10 TL dir ve aracılara mahküm edildik, Ekonomik gelir olmayınca gurbete çıktık, doğa gereği tarlallarımız orman oldu, Devlet  kavak türü bir ağaç olmasına rağmen Kızılağacı orman vasfına sokarak  tapulu arazilerimiz ücretsiz kamulaştırıldı, Yaylalarımız yağmalanıyor, Sahilde olması gereken Otoyol yaylalarımıza yapılıyor, Bunca akıl almaz uygulamalara ilk tepkiyi koymak STK larımızın görevi olduğu halde bir STKdan tık ses duymuyoruz

Maalesef bizim STK'larımız devletin önünde olması gerekirken Devletin ulufelerine muhtaç durumdadır.

Toplantınızın bir bölümünde ve geçmiş faaliyetlerinde izlediğim gibi Hangi kurumdan hangi katkıyı alabiliriz derdindesiniz, neden? Çünkü şehrimizde yaşayan hemşerilerimiz ile bağınız yok, Tanımıyorsunuz, Tanımaya çalışmıyorsunuz.

Bu sizin kabahatiniz değil 1. yönetimin suçu. Onlar kendi ikballeri peşinde Trabzon diye bir dertleri yok Asla onlara benzemeyin, Örnek almayın, Aylık haftalık toplantıları dışında ne faaliyetleri var? TDF adına ihtiyacı olanlar Trabzon için hiçbir şey yapamaz, TDF'nin adına muhtaç olduğu kişileri bulup çıkarmak zorundasınız.

 

Yapacağınız geziler, Hamsi günleri, horon kemençe, tereyağı - peynir festivalleri unutulur gider. TDF'yi bunlarla ifade ederseniz sizlerde unutulur gidersiniz. Biz sizin kalıcı olmanızı, kalıcı eserler bırakmanızı diliyoruz.

Bu kalıcı dediğimiz hizmetleriniz asla unutulmaz, İmkânları olan bürokrat ve iş adamlarından maddi manevi destek alır.

Trabzon STK'ları halktan kopuk Neden? Halkın takdir edeceği bir faaliyetleri yok da ondan, Geçmişte çarıkla İstanbul’a gelip devasa hizmetler yapan atalarımızın mirasını yöneten kişilerin bu eserlerin nimetlerinden faydalandığını, üzerine bir şey koyamadığını görüyoruz.

 

Üniversitelerden aldığınız o diplomalarınızla ancak "torpille" memur olursunuz, Bir adım öne çıkamazsınız, Hayat mücadelesinde başarılı olmak için fedakârlık yapmanız gerekiyor, Horon-kemençeye feda ettiğiniz zamandan çok fazlasını Trabzon için Türkiye için feda etmelisiniz.

 

Bu ülkeyi ben mi kurtaracağım demeyin, Arkanıza bakmadan tek başına hedef edindiğiniz yolda devam edin, Arkanıza her bakışta zaman ve ivme kaybedeceksiniz, Yolunuzda size omuz verecek arkadaşlarla olun, sizin paçanıza tutunarak sizin gücünüze, eserlerinize sahip çıkmaya çalışan asalaklara fırsat vermeyin. İyi niyetli olun ama salak olmayın, hak etmeyene birden fazla fırsat vermeyin.

Bazı şahsiyetler kene gibidir devamlı sömürmek ister asla meyvesi yoktur.

 

Son olarak üstüne basarak söylüyorum STK’lar hizmet makamıdır, Amaç doğrultusunda ne kadar özveride bulunursanız Trabzonlu genelde nankör değildir, hakkınız size teslim edilecektir. En azından kendinizle övüneceğiniz, Toplum içinde insanlardan gözlerinizi kaçırmadan şerefli bir hayatınız olacaktır.

"Almadan vermek Allaha aittir" sözü batıl bir sözdür, fitne bir sözdür. Vermek kutlu bir erdemdir.

Toprağa verip çekip gittiğimiz tohum gibi, Günü geldiğinde o tohumun mahsulüne sahip oluruz, Tohum vermeden toprağı nankörlükle suçlayanlardan olmayın diyor, Allahtan hayırlı sağlıklı bir ömür temenni ediyorum

 

Dünya gazeteciler günü

21 Ekim 1860 tarihinde çıkartılan Tercüman-ı Ahval ilk özel gazetedir. 21 Ekim Gazeteciler Bayramı olarak kutlanmaktadır. 

Çalışan gazeteciler günü, gazetecilik mesleğini icra edenleri onurlandırmak için 1961’den beri 10 Ocak günü düzenlenen Türkiye’ye özgü bir kutlama gündür.

Etiketler :
tdftrabzonderneklerifederastonugen - olikkolutrabzonstklarug -
Paylaşım :
Mail Yazdır Yorum Yaz 0 YORUM YAPMAK İSTERMİSİNİZ
25-10-2018 02:35
aaaaaaaaaaa
Oy Kullan Sonuçlar
Foto Galeri [ Tümü ]
Video Galeri [ Tümü ]
Kim Kimdir
ISTANBUL
 
Destek: Abdullah Gözaydın
Ana Sayfa Hakkımızda İletişim Site Haritası
 
Tüm hakları saklıdır 2012 ®